Yeryüzündeki veri merkezleri; enerji kısıtlamaları, soğutma maliyetleri ve siyasi engellerle boğuşurken, gözünü gökyüzüne diken bir girişim teknoloji dünyasında taşları yerinden oynatıyor. Y Combinator mezunu Starcloud, B serisi öncesi gerçekleştirdiği Seri A turunda 170 milyon dolar yatırım alarak sadece 17 ayda 1,1 milyar dolar değerlemeye ulaştı ve “unicorn” statüsüne yükseldi. Benchmark ve EQT Ventures liderliğinde gerçekleşen bu dev yatırım, veri merkezlerini Dünya’nın kısıtlayıcı atmosferinden çıkarıp uzayın sonsuz soğuğuna ve güneş enerjisine taşıma vizyonunun artık bir hayalden öte, ciddi bir iş modeli olarak görüldüğünü kanıtlıyor.
Starcloud’un stratejisi, sadece bir “uzay bilgisayarı” yapmanın ötesinde, Nvidia H100 gibi yeryüzünde kullanılan en güçlü işlemcileri (GPU) uzay ortamında çalıştırmayı başarmak üzerine kurulu. Geçtiğimiz Kasım ayında ilk uydusunu yörüngeye fırlatan şirket, burada bir yapay zeka modeli eğiterek ve Gemini’nin bir versiyonunu çalıştırarak bir ilke imza attı. Şirketin kurucusu ve CEO’su Philip Johnston, bu süreçte zorlu dersler aldıklarını; örneğin bir Nvidia A6000 işlemcinin fırlatma sırasında başarısız olduğunu, ancak H100’ün uzayda “devletin zirvesindeki” çiplerin de çalışabileceğini kanıtladığını belirtiyor. Yıl sonunda fırlatılacak Starcloud 2 ise bünyesinde hem Nvidia Blackwell çipi hem de bir Bitcoin madencilik bilgisayarı barındıracak.
Bu girişimin asıl oyun değiştirici hamlesi ise SpaceX’in devasa roketi Starship ile entegre olacak Starcloud 3 projesi. Üç ton ağırlığında ve 200 kilowatt enerji kapasitesine sahip olacak bu uzay aracı, yeryüzündeki veri merkezleriyle maliyet açısından rekabet edebilecek ilk yörünge birimi olmayı hedefliyor. Johnston’a göre, Starship ticari uçuşlarına başladığında, uzayda enerji maliyeti kilowatt-saat başına sadece 0,05 dolar seviyelerine düşebilir. Ancak önlerinde devasa teknik zorluklar var: Binlerce çipi bir arada çalıştırmak için gereken dev radyatörlerle soğutma sağlamak ve uydular arası lazer linkler kurmak. SpaceX’in de benzer bir “milyon uydu” projesiyle bu alana göz dikmiş olması rekabeti kızıştırsa da Starcloud, kendisini sadece bir işlem gücü sağlayıcısı değil, uzayın “enerji ve altyapı oyuncusu” olarak konumlandırarak bu yeni sanayi devriminde öncü olmayı planlıyor.











