Kurumsal iletişim platformu Slack, ekiplerin sohbet ekranından ayrılmadan yapay zeka ajanlarıyla birlikte eş zamanlı yazılım geliştirebilmesine olanak tanıyan yeni özelliği Slack Code’u resmen tanıttı. Ekiplerin Claude ve Devin gibi popüler yapay zeka ajanlarını etiketleyerek gerçek zamanlı kod yazabildiği bu özel kanallar, standart grup sohbetlerini yapay zeka destekli çok oyunculu kodlama ortamlarına dönüştürüyor.
Geliştiriciler yeni bir özellik üretmek, mevcut bir hatayı düzeltmek veya bir web sayfasını güncellemek istediklerinde ilgili sohbette bir kodlama ajanını etiketleyerek süreci saniyeler içinde başlatabiliyor. Etiketlenen bu ajanlar, mevcut konuşmalardan ve proje geçmişinden anında bağlam çekerek tamamen o göreve özel bir kod kanalı oluşturuyor. Açılan bu yeni çalışma alanında kullanıcı sekmeleri, kod değişikliklerini anlık olarak izlemeye yarayan fark karşılaştırmaları ve ekibin üretilen çıktıyı yayına almadan önce inceleyebilmesini sağlayan HTML önizleme özellikleri yer alıyor.
Platformun entegrasyon yelpazesi de modern yazılım ekiplerinin ihtiyaçlarına göre oldukça geniş tutulmuş durumda. Kullanıcılar kodlama süreçlerinde görevleri üstlenmesi için sadece Claude ve Devin ile sınırlı kalmıyor; sisteme entegre edilen Codex, GitHub ve Vercel’in yapay zeka ajanlarıyla da doğrudan sohbet arayüzü üzerinden ortaklaşa çalışabiliyor. Bu yeni nesil çoklu ajan desteği, üretilen kodun ekibin devam eden iş akışına kusursuz bir şekilde şekillendirilmesini ve uyarlanmasını sağlıyor.
Slack’in yapay zeka odaklı bu geliştirme vizyonu aslında geçmişteki stratejik denemelere dayanıyor. Şirket, Aralık 2025’te Claude Code entegrasyonunu bir araştırma önizlemesi olarak sunmuş ve kullanıcıların ajan destekli kodlamayı platform içinde ilk kez deneyimlemesini sağlamıştı. Ardından Haziran 2026’da kanallarda tek seferlik bir etkileşim yerine kalıcı bir iş arkadaşı gibi çalışan ortak ajan Claude Tag beta sürümüyle piyasaya sürülmüştü. Bugün tam donanımlı bir sürüm olarak konumlandırılan Slack Code ise, bu iki önemli kilometre taşının üzerine inşa edilerek yazılım geliştirme süreçlerini tamamen otonom, hızlı ve etkileşimli bir hale getiriyor.










