Girişimcilik ve teknoloji gündemi
Üye ol
Ana sayfa/Haber arşivi/Köşe Yazısı

Evraksız Teşvik Olmaz, Dosyasız Hibe Yaşamaz!

İş dünyasında, kurucu ortakların veya vizyoner KOBİ liderlerinin o meşhur, bir o kadar da iyi niyetli cümlesini duymayan kalmamıştır: "Hocam, biz burada koskoca yatırım yapıyoruz, ihracat kapılarını zorluyoruz, gece gündüz çalışıp katma değer üretiyoruz. Siz zaten devleti de mevzuatı da çok iyi biliyorsunuz, o ufak tefek evrak işlerini aranızda halledersiniz herhalde, değil mi?"

Evraksız Teşvik Olmaz, Dosyasız Hibe Yaşamaz!

İş dünyasında, kurucu ortakların veya vizyoner KOBİ liderlerinin o meşhur, bir o kadar da iyi niyetli cümlesini duymayan kalmamıştır: "Hocam, biz burada koskoca yatırım yapıyoruz, ihracat kapılarını zorluyoruz, gece gündüz çalışıp katma değer üretiyoruz. Siz zaten devleti de mevzuatı da çok iyi biliyorsunuz, o ufak tefek evrak işlerini aranızda halledersiniz herhalde, değil mi?"

Masanın mutfağında, devlet destekleri ve teşvik mevzuatının o katı çarkları arasında yıllardır dosya yöneten danışmanlar olarak bu cümleyi her duyduğumuzda yüzümüzde hüzünlü bir tebessüm beliriyor. Yatırımcımızın heyecanını, işi büyütme iştahını çok iyi anlıyoruz. Ama ne yazık ki bürokrasi dünyasında işler "Hallederiz" büyüsüyle yürümüyor. Bugün köşemizde, kimseyi kırmadan ama herkesin tatlı tatlı üstüne alınacağı o büyük gerçeği masaya yatırıyoruz: Evraksız teşvik olmaz, nizami dosya tutulmadan o hibeler şirketin kasasına girmez!

"Siz Halledersiniz" İllüzyonu vs. Dijital Bürokrasinin Gerçekleri

Saha çalışmalarımızda en çok karşılaştığımız ve içten içe en çok eğlendiğimiz sahnelerden biridir: Şirketin makam odasında harika bir kahve eşliğinde milyon liralık projeler konuşulur. Sıra proforma faturalara, banka dekontlarına, imza sirkülerine veya ticaret sicil gazetelerine geldiğinde bir anda odadaki enerji düşer. Evraklar sanki devletin değil de bizim kişisel hobimizmiş gibi bir hava oluşur. "Biz o faturayı kaybettik ama muhasebe bir şekilde bulur", "Ödemeyi şahsi hesaptan yaptık ama şirket harcamasıydı, ne fark eder ki?" cümleleri havada uçuşur.

Fark ediyor efendim, hem de çok fark ediyor.

Devlet teşvikleri dünyası ne niyetlerle, ne vizyon konuşmalarıyla ne de bizim danışmanlık yeteneğimizle konuşur; o sadece ve sadece müspet evrakla konuşur. Kamunun parası, arkasında çelik gibi sağlam bir evrak zinciri yoksa o kasadan çıkmaz. Dijitalleşme ve e-devlet entegrasyonları işleri hızlandırdı doğru, ama hata payını da sıfıra indirdi. Bakanlığın e-TUYS sistemine yüklediğimiz tek bir faturadaki mal tanımının, onaylı projenizdeki makine ismiyle harfi harfine uyuşmaması, hak edişinizin aylarca bloke edilmesine yeter de artar bile.

Evrak Vermemek İçin Direnenlerin Klasik Bahaneleri

Yıllar içinde sahadaki danışanlarımızdan o kadar yaratıcı bahaneler duyduk ki, bazen bir evrak klasörünün arkasında yatan dram filmlerine şahit oluyoruz. Gelin, o en popüler sahneleri birlikte hatırlayalım:

• "Muhasebe Yoğun" Klasikleri: Bir belgenin peşine düşeriz. Cevap hazırdır: "Hocam bizim mali müşavir geçici vergi döneminde, kafasını kaldıramıyor. Önümüzdeki ay baksak?" Unutulan detay şudur; devletin açtığı o cazip teşvik pencereleri mali müşavirin takvimini beklemez, süre bittiği an kapı kapanır.

• "Banka Dekontunu Ekran Görüntüsü Atanlar": Milyon liralık hak ediş dosyasına, telefon ekranından kırpılmış, üzeri WhatsApp emojileriyle kaplı bir dekont görseli göndermek... Denetmenin o dosyayı gördüğünde kahvesini püskürtme riskini bir kenara bırakırsak, resmi mühürlü ve dekont açıklaması mevzuata uygun olmayan hiçbir ödeme devlet katında var olmamıştır.

• "Biz O Makineyi Çoktan Aldık, Faturası Sonra Gelse Olmaz mı?" Tuzağı: Teşvik belgesi onaylanmadan, yani yasal izin çıkmadan kesilen faturalar, mevzuat dünyasında ölü doğmuş çocuk gibidir. "Siz Bakanlıktan tanıdıklarla bir konuşsanız, araya biz girsek" ricaları, yapay zeka tabanlı denetim sistemlerinin o soğuk algoritma duvarına çarpar ve geri döner.

Son Söz: Haklı Olmak Yetmez, Haklılığını Evrakla Kanıtlamak Gerekir

Biz ortak olarak danışmanlık verdiğimiz tüm firmalara her zaman aynı felsefeyi aktarıyoruz: Mevzuat dünyasında haklı olmak yetmez, haklı olduğunu yasal evrakla kanıtlayabilmek gerekir.

Eğer devletin kasasındaki o milyon liralık fonları, sıfır faizli YTAK kredilerini veya yeşil dönüşüm desteklerini şirketiniz için bir kaldıraç olarak kullanmak istiyorsanız, kurumsal hafızanızı ve operasyon ekibinizi bir "teşvik disiplinine" sokmak zorundasınız. Bir danışman olarak bizler sizin adınıza harika bir strateji çizebilir, dosyayı pürüzsüz kurgulayabiliriz; ama o faturayı bizim kesmemiz, o dekontu bizim üretmemiz yasal olarak imkansızdır.

Unutmayın; eksik veya hatalı evrakla yönetilmeye çalışılan bir teşvik projesi sizi büyütmez, sadece zaman kaybettirir. Gelin, evrak süreçlerini bir yük olarak görmeyi bırakalım ve şirketinize milyonlar kazandıracak o düzenli dosya kültürünü birlikte inşa edelim. Tabii, eğer o beklediğimiz son imza sirküsünü bu hafta ofisimize gönderebilirseniz...

​​​​​​​​Gamze Burcu ERESEN

​​​​​​​​NORA DG DANIŞMANLIK

Haberi paylaş