Girişimler için büyük şirketlerle anlaşma yapmak, hızlı büyümenin önemli adımlarından biri. Ancak iyi bir teknoloji geliştirmek, bu şirketleri müşteri olarak kazanmak için tek başına yeterli olmayabiliyor. Veri depolama ve analiz alanında faaliyet gösteren Databricks'in kurucu ortağı Arsalan Tavakoli-Shiraji, TechCrunch Disrupt etkinliğinde edindiği deneyimlerden yola çıkarak girişimlerin büyük müşterilere ulaşmasını kolaylaştırabilecek üç öneriyi sundu.
Öneri 1: Büyük Teknoloji Şirketleriyle İş Birliği Yapmak
Databricks henüz yolun başındayken, büyük İsviçre bankası UBS ile bir görüşme ayarlamaya çalışmış ancak başarılı olamamıştı. Ardından Microsoft ile bir ortaklık kurarak Azure bulut iş ortağı haline geldi. Bu durum, satış anlaşmalarının Microsoft’un şartları kapsamında yürütüleceği anlamına geliyordu.
Ancak bu aynı zamanda, Microsoft’un satış ekibinin bizzat toplantıları ayarladığı ve girişim adına destek verdiği anlamına geliyordu. Kurucu, o günleri şöyle anımsıyor: “Bir anda, o toplantıyı ayarlamak hiç de zor olmadı. Böylesine bir erişim ve dağıtım ağına sahip bir tarafla ortaklık kurabilmek bizim için büyük bir avantajdı.”
Kurucu, Microsoft’un satış ekibinin desteğiyle daha fazla şirketten talep görmeye başladıklarını ifade etti. Bu durum, Databricks’in henüz açılmadığı ülkelerdeki potansiyel müşterilerin çeşitli özellikler talep etmesi gibi yeni sorunlar doğurdu; ancak bunlar, yaşanabilecek olumlu sorunlardı.
Günümüzde Databricks, girişimlerle iş birliği yapan ve bu girişimlerin ürünlerini kendi şartları ve siber güvenlik düzeni altında pazarlayan büyük bir şirket konumundadır. Buna örnek olarak; yapay zekâ destekli pazarlama ve müşteri verisi araçları sunan (Databricks'in aynı zamanda yatırım yaptığı) Hightouch; yatırım profesyonellerine yönelik veri araçları sağlayan Addepar; ve Databricks'in daha sonra satın aldığı makine öğrenimi girişimi Tecton gösterilebilir.
Öneri 2: Yapay Zekâ Ürünlerinde Kurumsal İhtiyaçları Gözetmek
Tavakoli-Shiraji, işletmelerin temel endişelerini ve itirazlarını, "dört C" olarak adlandırdığı dört adet kategoride toplar: bağlam (context), seçim (choice), maliyet (cost) ve kontrol (control). Bağlam; yapay zekânın, tıpkı "yeni bir çalışan işe alınıyormuş gibi" eğitilebilmesini; yani şirkete özgü terminolojiyi, süreçleri, öncelikleri ve benzeri unsurları öğrenebilmesini ifade eder.
Seçim imkânı, tek bir sağlayıcıya bağlı kalmak yerine yapay zekâ modelleri arasında geçiş yapabilme özgürlüğüdür. Maliyet, yapay zekâ ürününü çalıştırmanın ne kadara mal olacağını kontrol edebilmeyi ifade eder. Kontrol ise yapay zekânın davranışlarını düzenleyen güvenlik önlemlerini ve hassas bilgilerin korunmasını kapsar.
Öneri 3: Eski Sistemleri Modernleştirme Fırsatını Değerlendirmek
Tavakoli-Shiraji, CIO'lara yapay zeka konusunda bir ile beş arasında nerede durduklarını şakayla karışık bir şekilde sordu. Bir, çalışanların yalnızca ChatGPT'ye erişiminin olduğu anlamına gelirken; beş, şirketin iş süreçlerini değiştiren yeni yapay zeka yeteneklerini benimsemiş olduğu anlamına geliyor.
Tavakoli-Shiraji:
“Herkes ‘Üçüncü seviyedeyim, dörde yakınım’ demeyi seviyor. Ancak görüştüğüm şirketlerin yüzde 99’u birinci ve ikinci seviyede.”
Tavakoli-Shiraji’ye göre şirketler, yazılım ekiplerinin kod yazmasına yardımcı olmanın ötesinde değer üreten yapay zekâ ajanlarını nasıl kullanacaklarını henüz tam olarak çözebilmiş değil. Bu teknolojilerin kurumsal şirketlerde anlamlı biçimde kullanılmasının ise uzun yıllar alabileceğini belirtti. Bu durum, girişimler için yapay zekâyı şirketlerin mevcut iş süreçlerine entegre edecek çözümler geliştirme fırsatı yaratıyor. Tavakoli-Shiraji’ye göre bu fırsatlardan biri de şirketlerin hâlâ kullandığı eski teknolojileri modernleştirmek.
Bankalarda hâlâ eski IBM AS/400 sistemlerinin ve ana bilgisayarların kullanıldığına dikkat çeken Tavakoli-Shiraji, geçmişte ne yaptığı bilinmeyen kodların yapay zekâ ajanları tarafından analiz edilebildiğini söyledi. Bu sayede girişimler, eski sistemlere modern arayüzler geliştirebilir veya bu sistemlerin tamamen yenilenmesine yönelik çözümler sunabilir.
Röportaja ulaşmak için: https://www.youtube.com/watch?v=AVgojpml4hM&t=1s